Hepatit A (HAV):
Hepatit A özellikle dışkı–ağız yoluyla bulaşan, CYBH bağlamında oral-anal temas sırasında da geçiş gösterebilen bir virüstür. HAV akuttur ve kronikleşmez; yani enfeksiyon daima tamamen iyileşir. Testlerde Anti-HAV IgM akut enfeksiyonu, Anti-HAV IgG ise ömür boyu bağışıklığı gösterir (aşı veya geçirilmiş enfeksiyon). HAV'ın 7 genotipi vardır (I–VII) fakat insanlar için klinik olarak en çok genotip I, II ve III önemlidir; genotip farkları hastalığın şiddetini büyük ölçüde değiştirmez ve aşı tüm genotiplere karşı koruma sağlar. HIV pozitif bireylerde aşı yanıtı biraz daha düşük olabilir fakat genellikle yeterli bağışıklık gelişir. HAV karaciğerde kalıcı hasar bırakmaz ve HIV tedavisini etkilemez.
Hepatit B (HBV):
CYBH içinde en kolay cinsel yolla bulaşan hepatit türüdür; kan, semen ve vajinal sıvılarla geçer. HBsAg pozitifliği aktif HBV enfeksiyonunu gösterir; 6 aydan uzun sürerse kronik hepatit B kabul edilir. Anti-HBs pozitifliği bağışıklık anlamına gelir; 10 IU/mL üzerindeki değerler koruyucu kabul edilir. Anti-HBc, kişinin hayatında HBV ile karşılaştığını gösterir; aşıyla oluşmaz. Anti-HBc IgM yeni enfeksiyonu, IgG ise geçirilmiş veya kronik HBV'yi temsil eder. HBeAg virüsün hızlı çoğaldığını, Anti-HBe çoğalmanın daha düşük olduğunu gösterir. HBV DNA kanda virüsün gerçek seviyesini ölçen en kritik testtir. HBV'nin A'dan H'ye 8 genotipi vardır. Türkiye'de en yaygın olan genotip D'dir ve kronikleşme oranı daha yüksektir; genotip C daha ağır seyreder ve karaciğer kanseri riski daha fazladır; genotip A tedaviye daha iyi yanıt verir. Modern HIV tedavileri (özellikle TAF/TDF içeren Biktarvy, Descovy vb.) HBV'yi genotip farkı olmadan güçlü şekilde baskılar. Kronik HBV karaciğerde sürekli inflamasyon, fibroz, siroz ve kansere ilerleyen süreç oluşturabilir. HIV ile birlikte olduğunda daha hızlı ilerleme görülebilir fakat ART altında bu fark büyük ölçüde azalır.
Hepatit C (HCV):
Temel olarak kan yoluyla bulaşır fakat HIV pozitif bireylerde cinsel bulaş riski belirgin şekilde artar; özellikle anal seks, mukozal travma, CYBH varlığı, yüksek viral yük gibi durumlarda geçiş ihtimali yükselir. Anti-HCV testi virüsle karşılaşmayı gösterir fakat aktif enfeksiyonu söylemez; bunun için HCV RNA gereklidir. HCV RNA pozitifliği aktif hepatit C anlamına gelir. HCV enfeksiyonlarının büyük kısmı kronikleşir ve yıllar içinde karaciğerde fibroz, siroz ve kansere ilerleyen hasar oluşturabilir. HCV'nin 1–6 arası ana genotipleri ve 70'ten fazla alt tipi vardır. Türkiye'de en sık genotip 1b görülür. Genotip 3 karaciğer yağlanması ve siroz riskini artırabilir. Eskiden genotip tedaviyi belirlerdi fakat günümüzde pangenotipik DAA ilaçları sayesinde tüm genotipler %100'e yakın başarıyla tamamen kür edilebilmektedir. HIV pozitif kişilerde HCV daha hızlı ilerleyebilir fakat tedavi sonrası tamamen temizlenir.
Hepatit D (HDV):
Hepatit D yalnızca Hepatit B varlığında görülebilen bir virüstür; yani HBV yoksa HDV enfeksiyonu olmaz. Anti-HDV karşılaşmayı, HDV RNA aktif enfeksiyonu gösterir. HDV kronikleştiğinde karaciğere en agresif zarar veren hepatit türüdür; fibroz ve siroz HBV'ye göre çok daha hızlı gelişebilir. HDV'nin 8 genotipi vardır. Türkiye'de ve dünyada en yaygın olan genotip 1'dir. Genotip 3 özellikle Amazon bölgesinde çok ağır seyreder. Diğer genotipler daha bölgeseldir. HIV ile koinfeksiyon varsa HDV daha ağır seyredebilir fakat HBV'nin TAF/TDF ile baskılanması HDV aktivitesini büyük ölçüde azaltır; çünkü HDV çoğalması HBV'ye bağımlıdır.
Hepatit E (HEV):
Ağız yoluyla, genellikle gıda ve su kaynaklı bulaşan bir virüstür. HEV çoğu zaman akut seyreder ve kronikleşmez. Anti-HEV IgM akut enfeksiyonu, Anti-HEV IgG geçirilmiş enfeksiyonu gösterir. HEV'nin 1–4 arasında genotipleri vardır. Genotip 1–2 genellikle su yoluyla bulaşır ve gelişmekte olan ülkelerde görülür; genotip 3–4 ise hayvan kaynaklıdır ve Avrupa'da daha yaygındır. Genotip 3 nadiren immünsüprese kişilerde kronik enfeksiyon yapabilir; HIV pozitif kişilerde bile bu çok nadirdir.